02 Ocak 2008 Çarşamba

üşüyorum. hiç üşümeyenlerin bile bildiği şiirlerdeki gibi. "üşüyorsan ceketimi al, günün en güzel saatleri bunlar. yanımda kal." yanından geçtiğim kimi kişilerin ceketlerine, atkılarına, eldivenlerine dokundum. zaman içinde. hiçbirine yanımda kal demedim. git de demedim. ne ceketimi verdim ne onlardan ceket aldım. sadece dokundum. elini musluğun altına koyar gibi, sıcak suda duş alır gibi, yağmurun altında saatlerce beklemiş gibi değil, hiçbir ıslaklık bırakmadan, belki de hiç ıslanmadan. hiç kimseyi kendimden korumadım. kandırmadım. sadece kendimi. o da onlarlayken. bunları ancak şimdi kendime söyleyebilirim. çünkü onlarla değilim. bir tanesiyle bile. bir tanesine bile neden yanımda kal demediğimi neden şimdi bu kadar iyi anlıyorum. ben doğmadan on üç gün önce öldü. bir tek onu gerçekten sevebilirim, onla yaşlanabilirim, ona ceketimi verebilirim. yanımda kal diyemem yine de.

11 jamais-vu.:

Adsız dedi ki...

tanrım!
hızına yetişemiyorum.
neler oluyor???
bi sebebi olmalı bu halinin?

Sevi. dedi ki...

bilmiyorum. sadece yazıyorum.

Adsız dedi ki...

bildiğine emindim halbuki, yanılmışım...

Sevi. dedi ki...

:)
neden ağzımdan laf almaya çalışıyorsun? her şey apaçık ortada değil mi.

Adsız dedi ki...

diil, vlla ki bak.

ya bi ipucu versen...:)

Sevi. dedi ki...

aşık olamıyorum. veya olmuyorum. nasıl :)

Adsız dedi ki...

fena değil :)

ama kolay yol buldun kendine,
ben bu gecenin ilham noktasına takıldım müsadenle?

Sevi. dedi ki...

bu gecenin diğer gecelerden tek farkı, dediğim gibi, yazıyor olmam. neden bu gece yazdığımı ben de bilmiyorum. gerçekten.

Adsız dedi ki...

hımm..
iyi tamam uykum geldi zaten, serbestsin :P

bu arada, çok memnunum, elbette ki, yaz yazabildiğin kadar;)

Sevi. dedi ki...

teşekkür ederim :) görüşmek üzere o zaman.

Adsız dedi ki...

görüşücezz! :P