02 Ocak 2008 Çarşamba

iki el tuttuğumu hatırlıyorum. farklı eller. ayrı yerlerde oldukları için değil, bambaşka kişilerin vücutlarında oldukları için. ilki yaklaşık bir sene önce. uzun bir saç ve yeşil-mavi bir göz. ikincisi yaklaşık bir ay önce. kısa bir saç ve kahverengi bir göz. vücutları neredeyse aynı. hareketleri farklı olsa bile. ince uzun parmaklar aynı. hissettiklerim aynı. sevebilme gücüm, sevebilme kuşkum, parlayan güneş ve onu yansıtan ay aynı. gece ve gündüz aynı. geçen seneyle bir ay önce. ve daha öncesi.

iki el tuttuğumu hatırlıyorum. ama o anki hissi değil. sadece elde edebilme hissimi. o elleri hep tutabilme isteğini. bırakırken, tekrar tutacağımı bilerek bırakabilme isteğimi.

hayatımdalar. hayatımdan çıkmadılar hala. o iki el. her gün biri bir elimde, diğeri diğer elimde, anaç bir anne gibi gezdiriyorum onları. hiç gitmeyecekleri yerlere götürüyorum. benim bile ilk kez gördüğüm ve bir daha görmeyeceğim yerlere. kaybolup geri dönmeleri için uzaklaşmam mı lazım. onları bir hayal ülkesinde tek başlarına mı bırakmam lazım. bir pazar yerinde, yüzlerce kişinin arasında mı bırakmam lazım onları. birine, bir diğerinin hayal ürünü olmadığını mı söylemem lazım.

peki ya onların hayal ülkeleri. yüzlerce kişinin arasında olmayanı bulmak, bir kez tuttuğun eli burdayım der gibi, gözlerinle havaya kaldırmak.

onların ülkelerinde ellere yer yok. benim ellerime. olsaydı eğer, büyük bir zevkle tanıştırırdım o anda tuttuğum eli, daha önce sadece bir kez tuttuğum ele.

0 jamais-vu.: